Gen Düzenleme ve Gen Tedavisi: Türkiye’de Yenilikçi Adımlar
Son yıllarda gen düzenleme ve gen tedavi alanındaki gelişmeler, sağlık teknolojileri dünyasında önemli bir yer edinmiştir. Virostem’in Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Tataroğlu ve Bilimsel Direktörü Ayca Zeynep İlter ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, Türkiye’deki bu alandaki yenilikçi çalışmalar ve hedefler üzerine bilgiler aldık.
Özgür Tataroğlu, moleküler biyolog olarak 2002 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduğunu belirtirken, yurtdışında biyoloji, biyokimya, protein biyokimyası ve nörobiyoloji alanlarında eğitim aldığını ifade etti. Türkiye’ye döndükten sonra İstinye Üniversitesi’nde Kök Hücre ve Doku Mühendisliği Araştırma Merkezinde görev aldığını aktardı. Ayca Zeynep İlter ise İstanbul Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Türkiye’de biyoteknoloji üzerine yüksek lisans ve doktora yaptığını, doktora sonrası çalışmalarında CRISPR teknolojisi ile virüsleri kullanma fırsatını değerlendirdiğini söyledi.
İkili, Türkiye’de biyoteknoloji alanında mevcut ihtiyaçlara odaklandıklarını ve özellikle pandeminin etkisiyle dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini vurguladı. Bu nedenle, Türkiye’de üretilen son teknoloji ürünlerin geliştirilmesine karar verdiklerini belirtti. İlk olarak 2019 yılında TÜBİTAK’a başvurarak çalışmalarına başladıklarını kaydeden Tataroğlu, destek aldıkları süreçte Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile eğitimler düzenlediklerini açıkladı. 2020 yılında kurulan şirketleri aracılığıyla, gen tedavisi ve düzenlemesi alanında kullanılacak araçların geliştirilmesine odaklandıklarını bildirdi.
Virostem’in projeleri, belirlenen hedefler doğrultusunda ilerleyerek 13-14 ürün geliştirmeyi başardı. Bu ürünler arasında prototipler, ticari prototipler ve nihai ürünler yer almakta. Bilimsel Direktör İlter, Türkiye’deki araştırmalar için CRISPR-Cas9 gen düzenleme ürünlerini üretmeyi amaçladıklarını ifade etti.
Gen düzenleme ve gen tedavi uygulamaları, dünya genelinde büyük bir ilgi görmekte. Uluslararası örnekler ve teknolojiler üzerine de görüşlerini paylaşan İlter, bu alandaki klinik uygulamaların önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini ve yenilikçi adımlarını daha fazla duyurmak için çalışmalarına devam edeceklerini vurgulayarak, gelecek hedeflerini paylaştı.
Sonuç olarak, Virostem gibi şirketlerin Türkiye’de gen düzenleme ve tedavi alanında attığı adımlar, sağlık teknolojilerinde yerel üretimi artırmak ve uluslararası standartlara ulaşmak adına büyük bir fırsat sunmaktadır.